Yeme-içme sektörünün dijital dönüşümü nasıl gerçekleşecek? Gastronomi 4.0

Gastronomi Ekonomisi, ulaştığı pazar büyüklüğü, yarattığı istihdam ve etkileşimde bulunduğu nüfusun büyüklüğü bakımından yıllardır dikkatleri çekse de, gelecekteki önemi maalesef küresel kıtlık ve açlık tehlikesinin kapımızda olmasından kaynaklanıyor.

Bir tarafta artan küresel talep diğer tarafta sınırlı doğal kaynaklar ve yanlış politikalar neticesi azalan tarımsal üretim var. Sonuç olarak, sürdürülebilir ve verimli yeme-içme politikaları geliştirebilmek adına dijital dönüşüm kaçınılmaz.


Yeme-içme sektörünün sahnesinde lezzetli yemekler yemek ve keyifli deneyimler edinmek var. Kamera arkasında ise üretimden lojistiğe ve atık politikalarına kadar uzun bir süreç söz konusu. Dijital dönüşüm tüm bu karar verme süreçlerini etkileyerek, restoranlarda yediğimiz salatanın nerede, nasıl ve hangi yöntemlerle üretildiğinden, kabuğunun nasıl değerlendirileceğine kadar uçtan uca bir sistemi kapsıyor.

Bu yazının konusu ise yiyecek içecek ürünlerinin sunumunun yapıldığı, servis ve ambiyans hizmetlerini satın aldığımız restoranlarla ilgili.

Geoinsight Araştıma’nın 2019 verilerine göre Türkiye’de 8100 ‘ü cafe olmak üzere 101 binin üzerinde işletme 2 milyon çalışan ile hizmet verdi ve 110 milyar TL’lik bir büyüklüğe ulaştı. Sektörel e-ticaret hacmi, toplam ticaretin %5’i olarak gerçekleşti. 2020 pandemi yılında ise tüm göstergeler şaştı. Restoranlar kapandı, deneyim tüketimi yerini paket servise bıraktı.

2021 aşı yılı ise hibrit çözümlerin üretildiği dijital dönüşüm stratejilerinin yılı. Peki, gastronomideki iş yapış şekilleri dijital teknolojiler ile nasıl kucaklaşacak? Önümüzdeki dönemlerde bizleri neler bekliyor?

Yeme-içme sektörü de tıpkı diğer sektörler gibi hibritleşecek. Yani, offlineda restoranlarda servis hizmeti alıp mekanın keyfini sürebilecekken, onlineda da sipariş çeşitliliği ve teknolojilerine kavuşacağız.

  • Hibritleşen restoranlar için yer seçimi daha da kritik olacak. Restoranlarımız daha küçük ve verimli hale gelirken, yer seçimini ‘Mekansal Zeka’ uygulamaları ile yapmak gerekecek. Coğrafi veri kullanılarak pazar ve rekabet analizleri ile desteklenen yatırım kararları krizleri atlatabilecek. ‘Burası iyi iş yapar’ söylemi yerini veri ve analize bağlı karar almaya bırakacak.

  • Çevre dostu restoran tasarımı önem kazanacak

  • Restoranlarda akıllı masalar hem sipariş vermenize, hem mutfakta siparişinizin nasıl hazırlandığını seyretmenize hem de oyun oynamanıza imkan sağlayacak

  • Kişiselleştirilmiş, DNA yapınızla uyumlu menüler gündeme gelecek

  • Hastalıkları önleyici ve/veya tedavi edici yiyecekler menülere girecek

  • Yeni nesil dijital tüketiciyi anlamak ve dijital müşteri deneyimi sunmak için Gastronomik Sosyal Medya uygulamaları etkinliğini koruyacak. Dijital müşteriler, online yemek sipariş verme potansiyellerine göre segmente edilecekler. En yüksek olasılıkla sipariş verecek olanlar tespit edilip optimize edilmiş, kişiselleştirilmiş pazarlama kampanyaları yapılacak.

  • Restoranlar, kendi segmentindeki ve/veya bütünleyici segmentlerle iş birliği yaparak kendi online satış platformlarını kuracaklar.

  • Daha fazla sayıda online yemek siparişi verilebilen girişimler çıkacak.

  • Eve servis üzerine kurgulanmış, maliyeti düşük ortak mutfak kullanımı sunan ‘Hayalet Mutfaklar’ yaygınlaşacak.

  • Eve servis teknolojileri ile mobil ödeme entegrasyonları gelişecek.

  • Restoranların belli bölümlerini belli saatlerde ofis olarak kullandırtan ve üyelik sistemi ile çalışan aplikasyonlar çıkacak.

Özetle, tarladan sofraya, sofradan atık süreçlerinin organizasyonuna kadar devam eden zinciri takip etmek ve bu sürecin bir parçası olmak yeni nesil dijitalleşmenin temelini oluşturacak. Çünkü yakın gelecekte israf edilen bir damla suyun veya israf edilecek bir lokma yiyeceğin veya israf edilecek bir dakika ANın hesabını soracak bir nesil geliyor.

7 views0 comments